Kedi ve Köpeklerde Diyabet

kedi-kopek-diyabet

Kedi ve köpeklerde diyabet, ciddi sonuçlara yol açabilen sinsi bir metabolik hastalıktır.

Evcil hayvanlarımız, hayatımızın en değerli parçalarından biridir. Onların sağlığı ve mutluluğu için elimizden geleni yaparız. Ancak bazı hastalıklar, fark edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kedi ve köpeklerde diyabet, özellikle orta yaş ve yaşlı hayvanlarda yaygın olarak görülen ve yönetilmesi gereken kronik bir hastalıktır.

diyabet-kopek
diyabet-kedi

Eğer evcil hayvanınızda yukarıda belirtilen semptomları gözlemliyorsanız,
bir veteriner hekime danışmalısınız.

Diyabetin kesin nedeni tam olarak bilinmese de bazı faktörler hastalığın gelişiminde rol oynar:

Bazı ırklar diyabete daha yatkındır, yani evcil dostunuzda genetik bir eğilim olabilir. Aşırı kilo, insülin direncini artırarak diyabet gelişme riskini yükseltebilir. Cushing hastalığı ve hipertiroidizm gibi hormonal rahatsızlıklar, insülin dengesini bozabilirken, pankreas iltihabı insülin üretimini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, uzun süreli kortizon kullanımı da diyabet riskini artırabilir.

Diyabetin Tedavisi ve Yönetimi

Çoğu diyabetli kedi ve köpek, günlük insülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyar. Düşük karbonhidratlı, yüksek proteinli diyetler genellikle önerilir. Köpekler için lif oranı yüksek gıdalar tercih edilirken, kediler için düşük karbonhidratlı beslenme daha uygun olabilir. Obeziteyi önlemek ve kan şekerini dengelemek için düzenli egzersiz önemlidir. Kan şekeri takibi ve genel sağlık durumu için düzenli veteriner muayeneleri şarttır.

Diyabetle Yaşam: Erken Teşhis ve Doğru Bakımın Önemi

Kedi ve köpeklerde diyabet, doğru yönetildiğinde evcil hayvanınızın sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesini engellemez. Erken teşhis ve uygun tedavi ile hastalığı kontrol altında tutmak mümkündür. Eğer evcil dostunuzda diyabet belirtileri fark ederseniz, vakit kaybetmeden veteriner hekiminize danışmanız önemlidir.

Konuyla İlgili Ürünlerimiz

Kedi ve Köpeklerde Kalp Sağlığı

kalp-sagligi

Kalp hastalıkları kedi ve köpeklerde sinsi bir şekilde ilerleyebilir

Evcil dostumuzun sağlıklı ve huzurlu bir ömür geçirmeleri için kalp sağlığına dikkat etmemiz gereklidir. Kalp hastalıkları aslında bizlerde olduğu gibi onlarda da görülmekte olup, erken teşhis ve doğru bakım ile kontrol altına alınabilir. Hem kedi hem de köpeklerde sinsi bir şekilde ilerleyebilir ve erken belirtileri fark etmek zor olabilir. Bu nedenle, bilinçli bir hayvan sahibi olarak dostunuzun kalp sağlığını korumak için alabileceğiniz önlemleri bilmek çok önemlidir.

Kalp hastalıklarının başlıca nedenleri:

Kalp hastalıkları genetik yatkınlık, yaşlanma, beslenme dengesizlikleri ve enfeksiyonlar gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Kedilerde en sık görülen kalp hastalığı hipertrofik kardiyomiyopati (HCM), kalp kasının kalınlaşmasıyla ortaya çıkan ve kalbin kan pompalamasını zorlaştıran bir durumdur. Köpeklerde ise mitral kapak hastalığı ve dilate kardiyomiyopati genellikle kalp kapakçıklarının düzgün çalışmaması veya kalbin genişleyerek zayıflaması gibi sorunlar daha yaygındır. Bu hastalıklar, zamanla yorgunluk, nefes darlığı ve bayılma gibi belirtilere yol açabilir.

kalp-sagligi-

Bu Belirtileri Görürseniz Veteriner Hekime Başvurun

Kalp Hastalıkları, çabuk yorulma, öksürük (Köpeklerde daha sık), hareketlerde isteksizlik, nefes almada güçlük, bayılma veya bilinç kaybı, karın bölgesinde şişlik (sıvı birikimi nedeniyle) belirtileri ile kendini gösterir. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, vakit kaybetmeden bir veteriner hekime başvurmalısınız.

kalp-sagligi-

Sevimli dostlarınızın uzun ve sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için ne yapabilirsiniz?​

Kalp sağlıklarına dikkat etmek şart. Düzenli kontroller, doğru beslenme ve uygun bir yaşam tarzı ile kalp hastalıklarının önünü almak mümkün olabilir. Unutmayın, erken teşhis ve bilinçli bir yaklaşım, dostlarınızın hayat kalitesini artırabilir!

Yazımızda bahsettiğimiz kalp sağlığı ile ilgili
kedinizin veya köpeğinizn ihtiyacına destek olabilecek ürünlerimizi aşağıda bulabilirsiniz.

Eyvah! Obezite

obez_kedi

Kediler ve köpeklerde obezite, yalnızca fazla kilo taşımak anlamına gelmez

Obezite, günümüzde hem insanlar hem de evcil hayvanlar için önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Kediler ve köpeklerde obezite, yalnızca fazla kilo taşımak anlamına gelmez; aynı zamanda diyabet, kalp hastalıkları, eklem problemleri gibi birçok sağlık sorununa da zemin hazırlar.

Obezite, vücutta aşırı yağ birikimi ile karakterize edilen bir durumdur. Ana nedenleri şunlardır:

Bununla birlikte özellikle evde yaşayan kediler ve köpekler yeterli egzersiz yapmadığında kilo almaya daha yatkın hale gelir. Bazı hormonsal bozukluklar kilo artışına neden olabilir.

Fazla kilo, hayvanların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir ve bazı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

3

Fazla Kilonun Hayvan Sağlığı Üzerindeki Etkileri

  • Metabolik Hastalık Riski:
  • Eklemlere Aşırı Yük Binmesi
  • Solunum ve Kalp Problemleri
  • Karaciğer Yağlanması Riski (Hepatik Lipidoz)

Obez kedilerde insülin direnci gelişebilir ve şeker hastalığına yakalanma riski artar. Aşırı kilo eklemler üzerinde baskı oluşturur ve artrit gibi hastalıklara yol açabilir. Kilolu hayvanlar nefes almakta zorlanabilir ve kalp hastalıklarına yatkın hale gelebilir. Özellikle kedilerde karaciğer yağlanması (hepatik lipidoz) riski yükselir.

Obezite, evcil hayvanlarımızın sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bir durumdur. Ancak dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve doğru bakım ile önlenebilir ve tedavi edilebilir. Sevimli dostlarımızın sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesi için kilo kontrolüne dikkat etmek büyük önem taşır! Bu süreçte en doğru planlama için mutlaka veteriner hekiminize danışmalısınız.

2

Yazımızda bahsettiğimiz obeziteyle ilgili
kedinizin ve köpeğinizin ihtiyacına destek olabilecek ürünlerimizi aşağıda bulabilirsiniz.

Kediler neden suyu sevmez?

kediler-neden-suyu-sevmez

Kediler insanlar tarafından çok fazla ilgi gören canlılardan biridir. Kedilerin kendilerine özgü özellikleri nedeni ile haklarında pek çok araştırma yapılır. Bu sevimli canlıların suyu neden sevmediği de merak edilen konulardan biridir. 

Çoğu kedi, suya temas etmekten hoşlanmaz. Ancak musluktan akan suyu gördüklerinde heyecanla yanınıza gelip içmek isteyebilirler. Peki bu çelişki neden?

Kedilerin Banyo Yapmaktan Hoşlanmamasının Sebepleri

Kedi sahipleri, bazen minik dostlarına banyo yaptırmak isteyebilir. Ancak birçok kedi bu durumdan nefret eder, hatta su sesi yükseldiğinde ortadan kaybolur.
Suya karşı bu tepkinin tek bir nedeni yok, fakat bazı bilimsel ve davranışsal açıklamalar var:

kediler-neden-suyu-sevmez-1

Atalardan Gelen Alışkanlıklar

Binlerce yıl önce kedilerin ataları, genellikle kurak bölgelerde yaşardı. Suyu yalnızca içmek için kullanır, suya girmezlerdi. Bu durum, suya karşı doğal bir mesafe geliştirmelerine sebep olmuş olabilir.

Koku Hassasiyeti

Kediler kokulara karşı son derece hassastır. Musluk suyundaki kimyasal kokular ya da şampuan kokuları onları rahatsız edebilir.

Tüylerin Islanması

Kedilerin tüyleri sık ve yoğundur. Islandığında ağırlaşır ve kedinin hareket kabiliyeti düşer. Doğada bu, avcılara karşı savunmasız kalmak anlamına gelir.

Her Kedi Suyu Sevmez mi?

Genel kanı kedilerin sudan hoşlanmadığı yönünde olsa da bu her kedi için geçerli değildir.
Bazı kediler su ile oynamayı sever, musluktan akan suyu patileriyle yakalamaya bayılır. Bu tamamen karakter ve deneyim meselesidir.
Yavruyken suyla pozitif bir şekilde tanışan kediler, yetişkin olduklarında suya daha ılımlı yaklaşabilir.

kediler-neden-suyu-sevmez

Sonuç

Kedilerin suyu sevmemesinin ardında hem evrimsel hem de fiziksel nedenler bulunur. Ancak bu, her kedinin aynı tepkiyi vereceği anlamına gelmez.
Evcil dostunuzun kişiliğini tanıyın, suya karşı tutumuna saygı gösterin ve temizlik ihtiyaçlarını buna göre belirleyin.

kediler-banyo

Kedi ve Köpek Şampuanı

Kedinizin Davranışlarını Anlamak: Ruh Hali, Bozukluklar ve Çözümler

kedilerde-davranis-bozukluklari

Kediler genellikle “asosyal” ve “soğuk” diye tanımlansa da bu onların tüm gerçeğini yansıtmaz.

Bazen yalnız kalmayı seçerler, ama aynı zamanda sevgi dolu, oyunbaz ve sosyal olabilirler.

Tıpkı insanlar gibi, kediler de ruhsal ve fiziksel değişimler yaşar. Bu değişimlerin bazıları doğal olsa da bazıları davranış bozukluğu olarak ortaya çıkabilir.

İşte en yaygın kedi davranış bozuklukları, nedenleri ve çözüm yolları:

asosyal-kedi

1-Agresyon (Saldırganlık)

Kedilerde agresyon, yani saldırganlık, çoğu zaman dışa vurulan stresin, korkunun veya kontrol etme isteğinin bir sonucudur. Bu davranış, kedinin çevresiyle olan uyumunu bozabileceği gibi, sahibinin güvenliği ve evdeki huzur için de sorun yaratabilir. Ani tırmalama, ısırma ya da diğer kedilere saldırma gibi tepkiler, kedinin kendini savunma veya alanını koruma çabasının işareti olabilir.

saldirgan-kedi

Olası Nedenler:

  • Üstünlük kurma isteği 
  • Av içgüdüsü
  • Acı veya yaralanma
  • Aşırı enerji (hiperaktivite)
  • Bilinmeyen sebepler

Belirtiler:

  • Diğer kedilere saldırma
  • Tüy kabartma
  • İdrarla bölge işaretleme
  • Eşyaları sahiplenip tırmalama
  • Korkup saklanma veya donakalma

2-Depresyon

Evet, kediler de depresyona girebilir. Çevresel değişiklikler, sevdiği kişiden ayrılma, ilgi eksikliği ya da sağlık sorunları kedilerde bu ruh halini tetikleyebilir. Depresyon yaşayan kediler genellikle daha içine kapanır, oyunlara ve etkileşime karşı isteksiz hale gelir. Bu durum hem onların genel sağlığını hem de sahipleriyle olan bağını olumsuz etkiler. Erken fark edilen belirtiler sayesinde kedinize daha kısa sürede destek olabilir ve yeniden eski neşesine kavuşmasına yardımcı olabilirsiniz.

kedilerde-depresyon

Olası Nedenler:

  • Çevresel değişiklikler (taşınma, yeni evcil hayvan, evdeki düzenin bozulması)
  • Sevdiği kişiden ayrılma veya yalnız kalma
  • İlgi ve oyun eksikliği
  • Kronik sağlık sorunları
  • Yaşlanma süreci veya hormonal değişiklikler

Belirtiler:

  • İştah azalması
  • Aşırı tüy dökme
  • Oyun ve etkileşime karşı isteksizlik
  • Kalabalıktan uzaklaşma, saklanma eğilimi
  • Kolayca korkma veya irkilme

3-Maternal Bozukluk

Anne kedinin yavrusunu reddetmesi, onu beslememesi veya yuva yapmaması “maternal bozukluk” olarak adlandırılır. Bu durum, hem anne kedinin sağlığı hem de yavruların hayatta kalması açısından ciddi riskler oluşturur. Erken fark edilip doğru şekilde müdahale edilmezse yavruların gelişimi olumsuz etkilenebilir.

kedilerde-maternal-bozukluk

Olası Nedenler:

  • Doğum sırasında yaşanan komplikasyonlar
  • Annenin stresli veya güvensiz ortamda bulunması
  • Hormonal dengesizlikler
  • Annenin sağlık sorunları (enfeksiyon, ağrı vb.)
  • Deneyimsizlik veya ilk doğum

Belirtiler:

  • Yavruları emzirmeyi reddetme
  • Yuvayı terk etme veya yavrularla ilgilenmeme
  • Yavrulara karşı saldırgan davranışlar
  • Sürekli huzursuzluk veya saklanma
  • Yavruyu taşımama veya korumama

4-Pika Sendromu

Kedilerde pika sendromu, besin değeri olmayan maddeleri yeme davranışı olarak tanımlanır. Plastik, kumaş, ip, kağıt gibi nesneleri çiğneme veya yutma eğilimi gösteren kedilerde bu durum sıkça görülür. Pika sendromu genellikle stres, can sıkıntısı, yetersiz beslenme ya da dikkat çekme isteğinden kaynaklanabilir. Uzun vadede sindirim sistemi tıkanıklıklarına yol açabileceği için dikkatle takip edilmesi gerekir. Erken fark edildiğinde çevresel düzenlemeler, oyun ve ilginin artırılması, doğru beslenme ile bu davranış kontrol altına alınabilir.

kedilerde-pika-sendromu

Olası Nedenler:

  • Sindirim sistemi sorunları
  • Karaciğer hastalıkları
  • Vitamin ve mineral eksiklikleri
  • Annenin sağlık sorunları (enfeksiyon, ağrı vb.)
  • Davranışsal problemler (stres, kaygı, dikkat çekme isteği)

Belirtiler:

  • Plastik, kumaş, ip, kağıt gibi nesneleri çiğneme veya yutma
  • Normal mama dışında yabancı maddelere ilgi gösterme
  • Eşyalarda sürekli kemirme veya ısırma izleri
  • Yutulan cisimlere bağlı kusma veya sindirim sorunları
  • Sürekli huzursuzluk ve çevreyi karıştırma eğilimi

5-Kızgınlığa Bağlı Davranış Problemleri

Kedilerde kızgınlık dönemi, hormonal değişimlere bağlı olarak çeşitli davranış problemlerine yol açabilir. Bu süreçte kediler normalden daha fazla miyavlayabilir, huzursuz davranabilir, eşyaları işaretleyebilir ya da sahibine karşı aşırı ilgi gösterebilir. Bu durum kedinin doğal bir süreci olsa da, hem onun hem de sahibinin yaşamını zorlaştırabilir.

kizginliga-bagli-davranis-problemleri

Olası Nedenler:

  • Hormonal değişiklikler
  • Çiftleşme içgüdüsü
  • Yeterli fiziksel ve zihinsel uyarım eksikliği
  • Stres veya huzursuzluk

Belirtiler:

  • Normalden fazla ve yüksek sesle miyavlama
  • Sürekli kapı veya pencere önünde bekleme
  • Sürtünme ve yuvarlanma davranışlarında artış

  • Eşyaları veya belirli bölgeleri idrarla işaretleme

  • Sahibine karşı aşırı ilgi gösterme veya huzursuzluk

6-Stres

Kedilerde stres, çevresel değişiklikler, yalnızlık, ilgi eksikliği veya sağlık sorunları gibi birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Stresli bir kedi genellikle huzursuz, içine kapanık veya normalden farklı davranışlar sergileyebilir. Uzun süreli stres, bağışıklık sistemini zayıflatarak hem ruhsal hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Bu nedenle kedinizin davranışlarındaki değişimleri erken fark etmek ve onu rahatlatacak önlemler almak oldukça önemlidir.

kedilerde-stres

Olası Nedenler:

  • Sahibinden ayrılmak
  • Ev değişikliği
  • Yabancı insanların ilgisi
  • Küçük çocukların aşırı sevgisi
  • Tuvalete erişimin kısıtlanması

Belirtiler:

  • Uyku bozukluğu
  • İştahsızlık
  • Agresif veya çekingen davranışlar

Kediniz İçin Ne Yapabilirsiniz?​

Davranışlarında ani bir değişim fark ettiğinizde hemen gözlem yapın. Sorun devam ediyorsa mutlaka veteriner hekime başvurun. Erken teşhis hem kedinizin sağlığı hem de sizin mutluluğunuz için çok önemlidir. Unutmayın: Kediniz sadece miyavlamıyor, davranışlarıyla da size mesaj gönderiyor. Onu anlamak, mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamak sizin elinizde.

Yazımızda bahsettiğimiz davranış bozukluklarıyla ilgili
kedinizin ihtiyacına destek olabilecek ürünlerimizi aşağıda bulabilirsiniz.

Evcil Hayvanlarda Destekleyici Ürün Kullanım Rehberi

evcil-hayvanlarda-destekleyici-urunler

Veteriner hekimlikte birçok hastalığın ve tedavinin yanında destekleyici ürünler kullanılır.

Veteriner hekimlerin tedavi sırasında kullanacağı ilaçlarla ilgili tüm resmi düzenlemeler Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik kapsamında uygulanmaktadır.

İnsanlar çok eski çağlardan bu yana çeşitli hastalıkların tedavisinde bitkisel yöntemler kullanmaktadır. Günümüzde ise tedavilerde bitkisel ürünler tedavi destekleyici ürün kapsamında kullanılmaktadır. Hayvanlarda yaşanan hastalıklarda da tedavi sürecinin başarılı olması adına destekleyici ürünlere başvurulur.

destekleyici-urunler
evcil-hayvanlarda-destekleyici-urun

Destekleyici Ürün Seçerken Nelere Dikkat Edilir?

Hayvanın türü ve cinsi

Her ürün her hayvana uygun olmayabilir

Hastalığın türü

Her hastalık için aynı ürün kullanılmaz

Hayvanın özel ihtiyaçları

Ör. vitamin takviyesi, bağışıklık güçlendirme, stres azaltma

Ürünün içeriği

Doğal ve güvenilir olmalı

Ne Kadar Süre Kullanılır?
Destekleyici ürünler genelde tedavi boyunca kullanılır.
• Tedavi başlarken başlanır.
• Veterinerin tavsiyesiyle tedavi bitince bırakılabilir veya bir süre daha devam edilebilir.
• Kendi başınıza doz veya süre değiştirmemelisiniz, mutlaka veteriner kontrolünde kullanılmalıdır.

Bu tür ürünleri seçerken mutlaka konusunda bilgili birine — tercihen veteriner hekiminize — danışmalısınız.

Her hayvanın yaşı, kilosu, türü ve sağlık durumu farklıdır; bu yüzden doğru ürün ve doğru doz seçimi önemlidir.

Ayrıca kaliteli ve güvenilir markaların ürünlerini tercih etmek hem etkinliği hem de güvenliği açısından çok önemlidir. Ucuz ve içerik bilgisi belirsiz ürünler, fayda yerine zarar verebilir.

Unutmayın, destekleyici ürünler en iyi sonucu doğru teşhis, doğru tedavi ve veteriner gözetimi ile birlikte kullanıldığında verir.

Kedi ve Köpeklerde Dolaşım Sistemi: Nasıl Çalışır ve Neden Önemlidir?

Evcil dostlarımızın vücutlarındaki en hayati sistemlerden biri dolaşım sistemidir.

Kedi ve köpeklerde dolaşım sistemi, oksijen ve besinlerin organlara taşınmasını, atık maddelerin uzaklaştırılmasını ve vücudun genel sağlığını korumayı sağlar.

Bu yazıda, kedi ve köpeklerin dolaşım sisteminin nasıl çalıştığını, olası problemleri ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini inceleyeceğiz.

Dolaşım sisteminin temel unsurları kedi ve köpeklerde, insanlardaki gibi kalp, damarlar ve kan olmak üzere üç ana bileşenden oluşur.

Kedilerde Dolaşım Sistemi
Köpeklerde Dolaşım Sistemi

Dolaşım Sistemi Sağlığını Korumanın Yolları

1. Dengeli Beslenme:

Omega-3, taurin ve antioksidanlar içeren kaliteli mamalar tercih edilmelidir.

2. Düzenli Egzersiz:

Kalp ve damar sağlığı için uygun egzersizler önemlidir.

3. Veteriner Kontrolleri:

Yıllık muayenelerle erken teşhis mümkün olabilir.

Kedi ve köpeklerde dolaşım sistemi, genel sağlıklarının temel taşlarından biridir.
Kalp ve damar sağlığına dikkat ederek, evcil dostlarınızın uzun ve mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayabilirsiniz.
Erken fark edilen belirtiler, veteriner kontrolü ile ciddi hastalıkların önlenmesine yardımcı olabilir.

Konuyla İlgili Ürünlerimiz

Köpekler İçin Şampuan Seçimi: Nelere Dikkat Edilmeli?

köpekler-icin-sampuan-secimi

Köpek sahipleri olarak, sevimli dostlarımızın sağlıklı ve temiz bir cilde sahip olmalarını sağlamak için onları düzenli olarak yıkamak önemlidir. Ancak, doğru şampuanı seçmek, köpeğinizin cilt sağlığını ve genel refahını etkileyebilir. Peki, köpekler için şampuan seçerken nelere dikkat etmelisiniz?

  1. Köpeğin Cilt Tipi:Her köpeğin cilt tipi farklıdır. Bazı köpekler normal cilde sahipken, bazıları kuru veya hassas cilde sahip olabilir. Köpeğinizin cilt tipini anlamak için veterinerinizden veya köpek bakım uzmanından tavsiye alabilirsiniz. Cilt tipine uygun bir şampuan seçmek, cildin dengesini koruyarak cilt problemlerini önlemeye yardımcı olur.
  2. Köpeğin Yaşı: Köpek yavrusu, yetişkin veya yaşlı köpekler için özel olarak formüle edilmiş şampuanlar vardır. Köpeğinizin yaşına uygun bir şampuan seçmek, cildinin ihtiyaçlarını karşılamaya ve ona en iyi bakımı sağlamaya yardımcı olur.
  3. Cilt Problemleri: Eğer köpeğinizin cilt problemleri varsa (örneğin, kaşıntı, alerjiler, mantar enfeksiyonları), veterinerinizin önerdiği veya reçete ettiği şampuanları tercih etmek önemlidir. Özel formüle edilmiş şampuanlar, cilt sorunlarını iyileştirmeye ve rahatlama sağlamaya yardımcı olabilir.
  4. Doğal ve Güvenli İçerikler: Şampuanın içeriği önemlidir. Doğal, organik ve güvenli içeriklere sahip şampuanlar köpeğinizin cildine zarar vermez ve alerjik reaksiyonlara neden olmaz. Paraben, sülfat ve yapay renklendirici içermeyen ürünleri tercih etmek önemlidir.
  5. pH Dengesi: Köpeklerin cildi insanlarınkinden farklıdır ve daha farklı bir pH dengesine sahiptir. Köpekler için özel olarak formüle edilmiş şampuanlar, ciltlerinin doğal pH dengesini korur ve cilt sorunlarını önlemeye yardımcı olabilir.
  6. Köpeğin Koku Toleransı: Köpeklerin hassas koku duyusu vardır. Aşırı parfümlü veya güçlü kokulu şampuanlar, köpeğinizin hoşlanmayacağı kokulara neden olabilir. Kokusuz veya hafif kokulu şampuanlar tercih edebilirsiniz.
  7. Durulama Kolaylığı: Şampuanın kolayca durulanabilmesi önemlidir. Ağır kalıntılar bırakan şampuanlar, köpeğinizin cildinde tahrişe ve kaşıntıya neden olabilir. Durulanması kolay olan şampuanlar seçmek, köpeğinizin banyo deneyimini daha hoş yapabilir.
  8. Köpeğin Aktivite Düzeyi: Eğer köpeğiniz aktif bir yaşam sürüyorsa ve sıkça dışarıda oynuyorsa, suya dayanıklı veya uzun süreli etki sağlayan şampuanları tercih edebilirsiniz.
  9. Köpeğin Renk ve Tüy Yapısı: Bazı köpeklerin beyaz tüyleri veya özel renkleri vardır. Tüylerin parlaklığını koruyan ve renkleri koruyan şampuanlar tercih edebilirsiniz.

Konuyla İlgili Ürünlerimiz

Kedi ve Köpek Birbirine Nasıl Alıştırılır?

Günümüzde evlerimizi çeşitli türde hayvan dostlarımızla paylaşmaktayız. Gün geçtikçe evini bir ya da daha fazla hayvanla paylaşan kişi sayısı giderek artmaktadır. Kimi evlerde iki ya da üç kediyle yaşayanları, kimilerinde ise kedi ve köpeklerin birlikte yaşadığını görmek mümkündür. Bazen aynı türden hayvanların bir arada bulunması bile, hayvanlar arasında zaman zaman çatışmaya neden olabilmekte, çeşitli sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Farklı türden olan kedi ve köpeklerin ise aynı evde yaşaması konusunda, kişiler endişe duymakta ve bunu sağlamak için çeşitli yöntemlere başvurmaktadır. Yıllar boyu duyduğumuz klişelerin aksine kedi ve köpekler düşman değildir ve uygun ortamlarda, uyumlu bir şekilde yaşamaları pekala mümkündür. Bu yazıda kedi ve köpek birbirine nasıl alıştırılır sorusunun cevabı aranacaktır.

Kedi ve Köpeğin Birbirlerine Alıştırma Süreci

Kedi ve köpeğin aynı ortamda uyumlu bir şekilde yaşaması için, hayvanlardan sorumlu kişilerin gerekli uygun koşulları yaratması gerekmektedir. Bu hususta kişilerin dikkat etmesi gereken belli başlı noktalar bulunmaktadır. Kedi ve köpek birbirine nasıl alıştırılır sorusunun cevabını aşağıdaki maddelerle, şu şekilde ele alabiliriz:

  • Hayvanları Yavruyken Birbirlerine Alıştırmak: İnsan gibi, hayvanlar da birçok şeyi küçük yaşlarda öğrenmekte ve ilerleyen dönemlerde öğrendiklerini sergileme eğiliminde olurlar. Kediler ve köpeklerin birbirlerine alışma zamanı için en uygun dönem yavru oldukları hallerdir. İki türün de, kendilerinden farklı bir türü rahat kabullenebilmesi için, küçük yaşlarda birbirlerine aşina olmaları gerekmektedir.
  • Gerekli Ortamın Hazırlanması: Kedi ve köpeğin birbirlerine alışma sürecinde ihtiyaç duydukları en önemli şey, kendilerini güvende hissetmeleridir. Bu hayvanların kendilerini güvende hissedecekleri bir ortam yaratmak, hayvanların birbirilerine karşı hissedecekleri gerginliği azaltacak ve birbirlerini tehdit olarak algılamalarının önüne geçecektir.
  • Hayvanların Birbiriyle Tanışması: Yüz yüze tanışma gerçekleşmeden önce, kedinin kokusunun köpeğe, köpeğin kokusunun da kediye tanıtılması önemli bir faktör olacaktır. Böylece ilk karşılaşmalarında birbirlerini önceden tanıyor olacaklar ve tanıdık gelen koku, tehdit hissini azaltacaktır.
  • YNC PET AROMATERAPİ SERİSİ özel olarak hazırlanan ve kedi ve köpekler için uygun doz ve rejimlerde kullanma imkanı sunan yüksek kaliteli yağlar sayesinde kedi ve köpeklerde aromaterapi ile sakinlik sağlanarak kaygı ve stresin neden olduğu istenmeyen durumlar önlenebilir. Kedi ve köpekleriniz için  hazırlanmış aromaterapi uçucu yağları ile oluşabilecek depresyon, anksiyete gibi durumların önüne geçilmesinde yardımcıdır. Yatıştırır ve güven duygusu oluşmasına destek sağlar.

Eğer ki kedinin daha önce yaşadığı bir alana köpek geliyorsa;

  • Köpek gelmeden önce hem köpeğin sesine hem de kokusuna yavaşça alıştırmak gerekebilir.
  • Kedinin mama ve su kabını, tuvaletini ilk haftalarda köpeğin ulaşamayacağı bir yere koymak da önemli bir hareket olacaktır.
  • Köpek ilk geldiğinde, köpeğin hareketlerini kontrol etmek ve kediyi korkutmasına izin vermemek gerekir.
  • Birbirlerini koklamalarına kontrollü bir şekilde izin vermek yerinde bir davranış olacaktır.
  • İlk zamanlar iki hayvanı da baş başa bırakmamak, yerinde bir önlem olacaktır.
  • Kediler, özel alan konusunda köpeklerden daha hassastırlar. Bu nedenle köpeğin bu alanları tanımasını sağlamanız da gerekmektedir.
  • KOOL KAT® buluşmadan bir süre önce kullanmaya başlamak, kedinizin köpekle karşılaşmalarında pozitif kalmasını sağlayacaktır. Oluşabilecek anksiyetelerin önüne geçmesine yardımcı olacaktır. 

Eğer köpek olan bir eve kedi gelecekse;

  • Kediyi eve getiren kişinin kendiniz olması önemli bir detaydır. Kediyi benimsediğinizi köpeğe göstermeniz gerekmektedir. Böylece köpek sizi referans alarak kediyi daha kolay kabullenme eğiliminde olacaktır.
  • Kontrollü bir şekilde, yukarıdaki gibi iki hayvanın birbirini tanımasını sağlamanız gerekir. Bir süre sonra kedinin evde serbest dolaşmasını sağlayacak ortamı yaratmanız önemlidir.
  • Köpek, kediye karşı uysal ve olumlu davrandığında köpeği ödüllendirmek önemli bir noktada durmaktadır. Bu şekilde nasıl davranması gerektiğini kısa sürede, daha kolay kavrayacaktır.
  • Kedi geldikten sonra da köpeğinizle olan iletişiminizi ve ona karşı ilginizi sürdürmeniz, hatta arttırmanız, köpeğin kediyi kabullenmesine fayda sağlayacaktır.
  • Birbirlerini tam olarak kabullendiklerini tespit edene kadar iki hayvanı baş başa bırakmamaya özen göstermelisiniz.
  • KOOL DOG®  değişikliklerin veya stresli durumların neden olduğu davranış bozukluklarını önemli ölçüde azaltır ve zamanla bu davranış bozukluklarının önüne geçer. Köpeğinizin güven duygusunu tazeleyerek kediyle karşılaşmalarında rahat olmasını sağlar.

Bazı türlerde bu alıştırma daha meşakkatli olurken, bazı türlerde daha zor olabilmektedir. Sıkıntı yaşadığınız durumlarda, kedi ve köpek birbirine nasıl alıştırılır konusunda profesyonel yardım alabilirsiniz.

Köpeklerde Ağız Kokusunun Sebepleri Nelerdir?

Köpeklerde ağız kokusu, sık karşılaşılan problemlerdendir. İnsanlardakine benzer şekilde köpeklerde görülen ağız kokusu, genelde ağız içi ve dişlerde biriken bakterilerden ve hijyenin tam olarak sağlanmaması durumundan kaynaklamaktadır. Bu da ağız kokusunun oluşmasında, çoğunlukla köpeğin bakımının iyi yapılmadığına işaret edebilmektedir. Ancak köpeğin iyi bakıldığı koşullarda da yine ağız kokusu problemi oluşabilir. Ağız kokusunun nedeni genetiğe de bağlı olabilir ya da köpekte akut gelişen bir hastalıktan kaynaklanıyor olabilir. Köpeklerde ağız kokusunun nedenini tam olarak saptayabilmek için veteriner hekime başvurmak oldukça önemlidir. Ağız kokusuna neden olabilecek başlıca durumları aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

  • Dişte bakterilerin birikmiş olması, düzensiz fırçalama yapılması
  • Köpeğin hijyenine dikkat edilmemesi, kötü bakım yapılması
  • Diş etlerinde iltihaplanma olması
  • Kötü beslenme şartları
  • Ağız içerinde yaralanmalar, iltihaplanmalar ve çeşitli enfeksiyonlar
  • Midede, ciğerde ya da bağırsak gibi organlarda enfeksiyon olması durumu
  • Çeşitli iç parazitlerin varlığı
  • Böbrekte sorun olması
  • Şekerle ilgili sorunların olması (diyabet)
  • Irkla, genetikle ilgili problemler

Yukarıda sayılan nedenler, köpeklerde ağız kokusu oluşmasına neden olabilmektedir. Oluşan ağız kokusunun nedenini ve kaynağının ne olduğunu tam olarak saptayabilmek için köpekler mutlaka veteriner hekim kontrolünden geçirilmelidir. Böylece doğru tanı konularak köpekler uygun şekilde tedavi görebilirler. Böylece ağız kokusu problemi çözüme kavuşturulabilir, köpekler sağlıklarını geri kazanabilir. Köpek bakmakta olan kişiler gerekli önlemleri alarak ve hayvanın bakımına özen göstererek, köpekte ağız kokusunun ortaya çıkmasını da engelleyebilirler. Köpek bakan kişilerin nelere dikkat etmeleri gerektiğine ve nasıl önlemler alabileceklerine dair öneriler aşağıdaki başlıkta ele alınacaktır.

köpeklerde ağız kokusu

Köpeklerde Ağız Kokusunu Önlemek İçin Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Bakılan köpeklerde ağız kokusu probleminin yaşanmaması için köpek bakan kişilerin göz önünde bulundurmaları gereken bazı unsurlar bulunmaktadır. Köpek bakımını üstlenen kişilerin, aşağıdaki durumlara dikkat etmeleri, ağız kokusunun engellenmesi kadar, hayvanın sağlığı için de oldukça önem taşımaktadır:

  • Köpeğin bakımını ve hijyenini sağlamak için gereken uygulamaları aksatmadan yapıyor ve takip ediyor olmak
  • Haftada birkaç kere köpeğin diş temizliğinin yapılmasını sağlamak, dişlerin özel macunlarla fırçalamasını yapmak
  • Ağız kokusunu önleyebilmek adına kuru mama tercih etmek, köpeğin iyi ve sağlıklı beslenmesine özen göstermek
  • Çeşitli oyuncaklar aracılığıyla, köpeğin tükürük ve salyaları ile ağız içerisindeki bakterileri ve artıkları atmasını sağlamak
  • Köpeğin rutin kontrollerini yaptırmak, köpeği düzenli aralıklarla muayene ettirmek
  • Aşılarının düzenli bir şekilde yaptırılması ve takibinin yapılması 
  • YNC Oral Cure bir fısla 24 saat tertemiz bir nefes sağlar. Lipozom teknolojisi sayesinde diş etine sıktığınız küçücük bir miktar bile anında mukoza altına girerek iyileşmeyi kaynağından sağlar. Böylece dostunuzun nefesi 24 saat boyunca ferah kokarken, diş ve diş eti hızlı bir şekilde iyileşme başlar.
  • ProDen PlaqueOff® mamasının üzerine dökerek köpeğinizin ağız sağlığını koruyabilirsiniz. ProDen PlaqueOff® %100 doğal, organik ve benzersiz yosun içeriği ile ağız kokusuna neden olabilecek plakların giderilmesini sağlar.

YNC Oral Cure, postbiyotikli lipozomal ağız ve diş bakım ürünüdür. Sprey, diş etine sıkılır sıkılmaz tüm ağızda bir film tabakası oluşur ve bu koruyucu film tabakasının etkisi 24 saat sürer. Yutma ve tükürük ile etki kaybı yaşanmaz. Sprey, antienflamatuar, antiseptik ve antitartar özelliğe sahiptir. Ağız florasını korumada benzersiz etkisiyle tannaz, 6 haftalık kullanımda diş taşlarında gözle görülür etki sağlar.

ProDen PlaqueOff®, plak birikimini, tartar oluşumunu azaltmak ve ağız kokusunu iyileştirmek için klinik deneylerde gösterilen, seçilmiş doğal deniz yosunu içeren patentli bir yem takviyesidir.

Yukarıdaki durumlara dikkat edilmesi sonucunda, köpeklerde ağız kokusu oluşumu önlenebilmektedir. Ancak hijyenin ve bakımın iyi bir şekilde yapılmasına ve gerekli özenin gösterilmesine rağmen köpekte oluşan ağız kokusu, bir iç hastalığa da işaret ediyor olabilir. Bu nedenle düzenli kontroller hayatı önem taşımaktadır. Özellikle önlenemeyen ve nedeni anlaşılamayan ağız kokularının sebebini anlamak için veteriner hekime başvurmak gerekmektedir.