Correct Diagnosis and Treatment Methods for Urinary Tract Infections

Urinary tract infections in cats and dogs can occur for no apparent reason. There can be various causes of urinary tract infections. This is where an accurate diagnosis comes into play. It is essential to determine the underlying cause of the urinary tract infection in cats and dogs. With an accurate diagnosis, the underlying condition can be treated.

Your pets’ eating habits and low water intake can also lead to urinary tract infections. Pets need to drink plenty of water to properly digest their food. If cats and dogs are not cared for under appropriate conditions by their owners and are not comfortable, urinary tract infections may develop.

Urinary tract infections cause discomfort for your cats and dogs. In such cases, they may become more aggressive or lead to other health issues. For this reason, the underlying cause of a urinary tract infection is identified first. A treatment plan is then developed based on the underlying cause. An accurate diagnosis of urinary tract infections also prevents other health issues from arising. As a result, your pet’s comfort is significantly improved.

What Are the Symptoms of Urinary Tract Infections in Animals?

The first sign of a urinary tract infection in a cat or dog is a change in the animal’s posture while urinating. Pet owners should observe their pets’ behavior. If any symptoms are noticed, it is important to consult a veterinarian immediately for an early diagnosis.

The symptoms of urinary tract infections in animals are as follows:

  •  One of the most noticeable symptoms is a change in the animal’s posture while urinating.
  • Difficulty urinating is also common in urinary tract infections.
  • Your pet may whine or cry out in pain due to a urinary tract infection.
  • When cats urinate in the litter, they scratch the litter, and after getting into position, they cover the litter before urinating. This behavior is one of the signs of a urinary tract infection in cats.
  • In cats and dogs that usually urinate indoors, urinating outside their usual spot may be a sign of a urinary tract infection.

Köpekler ve kediler idrarını yapamadığı için iştahsızlık görülür. Ayrıca karın bölgesinde belirgin bir şişkinlik ortaya çıkar. Kedi ve köpeklerinizde idrar yolu enfeksiyonuna yönelik bir belirti fark ediyorsanız erken teşhis için yemek düzeni, tuvalet davranışı ve karın bölgesini düzenli olarak kontrol etmelisiniz.

How Are Urinary Tract Infections Treated in Animals?

If you notice any signs of a urinary tract infection in your pet, you should take it to a qualified veterinarian immediately. The first step in treating the condition is to identify the underlying cause of the infection.

Urinary tract infections in animals can be caused by viruses or bacteria. In such cases, a veterinary specialist is consulted. Generally, antibiotic treatment is administered for urinary tract infections. Antibiotics must always be administered to animals based on a prescription.

If you give your pets antibiotics without a veterinarian’s prescription, various problems may arise. In cats or dogs given antibiotics prescribed by a veterinarian, a urinary tract infection will clear up very quickly.

A urinary tract infection in animals may have spread as far as the kidneys. In this case, the veterinarian will perform a checkup. Treatment will then be initiated. In cases of mild urinary tract infections, the animal’s water intake should be increased during treatment. Water will support the treatment thanks to its cleansing properties.

YNC URINARY CURE It is a potent phytotherapeutic agent that promises to provide an effective alternative treatment for urinary tract disorders. 

 The goal is to resolve the existing issue by promoting the regeneration of the bladder. The ingredients in the product provide a pain-relieving effect, aiming to help your cat or dog feel more comfortable.

Our Related Products

The Importance of Using Treatment Support Products in Veterinary Medicine

Veteriner hekimlikte birçok hastalığın ve tedavinin yanında destekleyici ürünler kullanılır. Veteriner hekimlerin tedavi sırasında kullanacağı ilaçlarla ilgili tüm resmi düzenlemeler Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik kapsamında uygulanmaktadır.

People have been using herbal remedies to treat various illnesses since ancient times. Today, herbal products are used as complementary therapies in medical treatments. Complementary therapies are also used to ensure the success of treatment for illnesses in animals.

Bitkiler sağlık için sayısız yararı olan canlılardır. İlkel çağlardan bu yana insanlar alternatif tedavi seçenekleriyle en yaygın hastalıkları iyileştirmeyi başarmıştır. Hayvanlar doğada kendi vücutlarına olumlu etkisi olan bazı bitkileri dahi içgüdüsel olarak kullanmaktadır. Veteriner hekimler de tedavi sürecinde hayvanın durumuna göre farklı destekleyici ürünleri önermektedir.

Veteriner hekimler öncelikle hayvanı detaylı olarak muayene eder. Fiziki muayene sonrasında ileri muayene teknikleri olan röntgen,  kan, idrar,  dışkı tahlili gibi yöntemler kullanılır. Tespit edilen hastalığa göre bir tedavi planı uygulanır. Veteriner hekimlik alanında da gelişmiş tıp uygulamaları söz konusudur.

Belirli hastalıkların tedavisinde hekimler takviye edici gıdalara ya da ürünlere başvurabilir. Bu ürünleri ana tedavi unsuru olarak kullanmak yerine tedavinin başarısını arttıracak yardımcı takviyeler olarak kullanmak gerekir.

Veteriner Hekimlerde Destekleyici Ürünler Neden Kullanılmalı?

Sağlık alanında birçok uzman hastalarının tedavi sürecini daha konforlu geçirmesi, tedavi süresinin kısalması ve tedavinin başarılı olasılığının artması adına destekleyici ürünlere başvurur. Veteriner hekimlik alanında da destekleyici ürün kullanım avantajları şu şekilde sıralanabilir;

  • Hayvanlarda ağır hastalıkların tedavisinde hastalığın ve tedavi sürecinin getirdiği yaşam konforunu bozan bazı durumlar vardır. Destekleyici ürünler hayvanların hastalıkların sorunlarını en hafif şekilde atlatmasına yardımcı olur.
  • Ağır hastalıklar insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da hem ruhsal hem de fiziksel olarak olumsuz etkiler ortaya çıkarır. Tedavi sürecinde fiziksel ve ruhsat etkileri en aza indirmek adına destekleyici ürünler kullanılır. Destekleyici ürünler hastalığın başından iyileşme tamamlanana kadar bir süreç içinde kullanılır.
  • Hayvanlarda görülen hastalıkların geleneksel tıbbi yöntemlerle tedavisine ek olarak destekleyici ürünler kullanılması hastalığın ortaya çıkardığı yan etkileri en aza indirecektir.
  • Hayvanların tedavi sürecinde bağışıklığını güçlendirmek, besin ihtiyaçlarını karşılamak ve düşük değerlerinin yükselmesini sağlamak adına tedavi destekleyici ürünler kullanılır.
  • Hayvanlarda vitamin eksikliğini ortadan kaldırır.
  • Doğru ürünün kullanılması tedavi sırasında hayvanın vücut direncini güçlendirecek ve vücudun hastalığa karşı daha etkili bir şekilde savaşmasını sağlayacaktır.

Veteriner Hekimlikte Tedavi Destekleyici Ürünler Nasıl Seçilir?

Veteriner hekimlerin tedavi sırasında kullanabileceği çok sayıda tedavi destekleyici ürün bulunmaktadır.  Tedavi destekleyici ürünleri seçerken belirli noktalara dikkat edilmesi gerekir;

  • Hayvanın Cinsi: Veteriner hekimlik alanında kullanılan ürünler her hayvan için uygun değildir. Bu yüzden tedaviyi destekleyici bir ürün seçerken hayvanın özelliklerini ve türünü dikkate alarak bir seçim yapılması gerekir.
  • Hastalık Türü: Her hastalıkta aynı destekleyici ürünleri kullanmak yanlış olur. Bu yüzden de veteriner hekimler hastalıkların tedavisinde kullandıkları destekleyici ürünleri hastalığın türüne göre seçmelidir. Doğru ürünler seçilmezse alternatif ürünün iyileşmeye bir etkisi olmaz.
  • Hastanın İhtiyaçları: Destekleyici ürünler tedavi sırasında vitamin eksikliği, yan etkileri azaltma, stresten koruma, bağışıklık güçlendirme gibi amaçlara kullanılır. Bu yüzden de veteriner hekimler hastanın ihtiyaçlarına göre seçim yapmalıdır. Hastanın tedavide ihtiyacı olan yönleri destekleyecek ürünler kullanılmalıdır.
  • Ürünün İçeriği: Destekleyici ürünler genel olarak bitkisel özlerden meydana gelmektedir. Veteriner hekimlik alanında kullanılan destekleyici tedavilerde ürünün içeriği de önemlidir. Veteriner hekimler ürünleri içeriğini inceleyerek tedaviye yardımcı olacak en doğru ürünü seçmelidir.

Veteriner Hekimlikte Tedavi Destekleyici Ürünler Ne Kadar Kullanılır?

Veteriner hekimlik alanında birçok hastalığın tedavisinde destekleyici ürünler kullanılmaktadır. Destekleyici ürünlerin tedavinin sadece bir bölümünde kullanılması çok yanlış bir yaklaşımdır. Hayvan tedavisi boyunca kullanılacak destekleyici ürünler de planlanmalıdır.

Destekleyici ürünler tedavi süreci boyunca kullanılır. Tedavinin ilk anından itibaren veteriner hekimin gözetiminde bu ürünler kullanılır.  Tedavi tamamlandığında ve tam iyileşme gerçekleştiğinde tedavi destekleyici ürünlere son verilebilir. Tedavi sonrasında bir süre daha veteriner hekimin yönlendirmesiyle destekleyici ürünlerin kullanımı sürebilir.

Ürünlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için https://yenicagecza.com/renafelin/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Acne Problems in Cats

Akne sorunları insanlarda olduğu gibi birçok canlıda da yaşanan bir rahatsızlıktır. Kedilerde de akne şikayetleri yoğun olarak görülmektedir. Kedi aknesi genel olarak çene ve alt dudak kısımlarından başlar. Kıl foliküllerinin tıkanmaya başlamasından sonra sebum isimli yağa benzeyen yapıyla ortaya çıkar.

Kedilerde akne sorunu hayatlarının bir bölümünde ortaya çıkan dönemsel sorun olabilir. Ancak bazı kedilerde de bu sorun ömür boyu sürebilir.  Hayvanlarda akne alevlenme sıklığı ve şiddeti farklıdır.  Kedinizde akne sorunları yaşıyorsanız büyük olasılıkla bakteriyel enfeksiyon şikayeti de ortaya çıkacaktır. Yapılan araştırmalar kedilerde aknenin yaş, cinsiyet ve ırktan bağımsız olarak ortaya çıktığını belirtmektedir.

Kedilerde Akne Neden Olur?

Kedilerde akne nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Ancak genel olarak tüy bakımının düzenli ve etkili yapılmamasına bağlı olarak görülebilir. Bunun dışında kedinin cildindeki yağ üretimine bağlı da oluşabilir. Ayrıca kedinizin savunma sistemi fonksiyonlarında ortaya çıkan sorunlar da akne şikayetinin nedeni olabilir.

Bazı kedi sahipleri kedilerinin bakımını yanlış yapabilirler. Kedinizin akne gibi sorunlara yakalanmaması adına çok fazla bakımını yaparsanız yani çene kısmındaki tüyleri çok aşırı tararsanız akne sorunlarına davetiye çıkarırsınız.

Akne sorunlarına karşı mücadele edebilmek için bakımını aksatmamalı ve düzenli olarak veteriner hekim muayenelerinize gitmelisiniz. Böylece kedinizin yaşadığı akne sorunlarıyla mücadele edebilirsiniz.

Kedilerde Akne Tanısı Nasıl Konur?

Kedilerde akne tanısı konması için öncelikle hastalık geçmişinin bilinmesi gerekiyor. Ayrıca bununla birlikte bir veteriner hekime muayene olması gerekiyor. Veteriner hekim öncelikle kedilerde sık görülen uyuz, alerji, yağlı cilt tümörü, sekresyon bezi sorunları, kedi cüzzamı gibi hastalık olasılıklarına bakar. Bu rahatsızlıkların olmadığı belirlendikten sonra kedi aknesi tanısı koymak daha doğru olur.

Hekiminiz tüy diplerinde bulunan mantar gibi sorunları görmek için kazıntı alabilir, mantar kültürü yapabilir, hücreleri mikroskop yardımıyla detaylı olarak inceleyebilir. Belli durumlarda kedi aknesi tanısı koyulmadıysa ilgili bölgeden kedinize acı vermeden bir biyopsi ile örnek alınır ve bu örnek laboratuvar ortamında incelenir. Kedi aknesi tanısı koyulduktan sonra veteriner hekim gerekli tedavi planını oluşturacaktır.

Kedi Aknesi Tedavisi Nasıl Olur?

Kedi aknesi tedavisinin ilk aşaması enfekte olan bölgenin antiseptik yardımıyla detaylı olarak temizlenmesidir. Bu yeterli olmazsa veteriner hekim hayvanlara özel geliştirilen antibiyotikleri kullanmanızı isteyebilir. Bununla birlikte yine veteriner hekiminizin önereceği  özel şampuanlarla kedinizi yıkayarak da aknenin temizlenmesini sağlayabilirsiniz.

Belirttiğimiz yöntemlerle kedi aknesini seyreltmek mümkün oluyorsa, bu süreçte ortalama 2-3 hafta içinde tedavi tamamlanabilir. Ancak akne sorunları bitmediyse ve kısa süre içinde tekrarlama durumu varsa kediniz için düzenli bir tedavi programı hayata geçirilir. Kedinizin cildinde ikincil bakteri enfeksiyonu varsa oral antibiyotikler verilebilir.Ayrıca  akne tedavi ve bakımı konusunda istediğiniz zaman veteriner hekiminizden tavsiye alabilirsiniz.  

Köpeklerin Düşünme Yetisi Bulunuyor Mu?

Köpekler yıllardır bizimle yaşayan, yeri geldiğinde en değerli arkadaşlarımızdan dahi daha değerli olan canlılardır. Bazen köpeklerinizin hiç tahmin etmediğiniz davranışlar gösterdiğini görebilirsiniz. Bu durum; köpeklerde düşünmeye yetisinin bulunup bulunmadığı konusunda düşünmenize neden olabiliyor. Yapılan araştırmalara göre köpeklerde gerçekten bir düşünme yetisinin olduğu tespit edilmiştir. Köpekler de aynı bizler gibi düşünüyorlar. Bu sayede insanlarla uzun süre beraber olup onlarla yoldaşlık edebiliyorlar.

İngiltere’de bulunan Sussex Üniversitesi, köpekler üzerine yaptığı araştırmalarda köpeklerin insanların söylemiş olduğu kelimeleri algılayabildikleri tespit edilmiştir. Yani; köpekler söylemiş olduğunuz bazı kelimeleri köpek düşünme gücü ile algılayıp arkasında bulunan duyguları anlayabiliyor. Bu durum sizler için garip gelebilir ancak gerçekten de olabilen bir şeydir. Bu konuda yapılan araştırmalar elbette ortaya bazı kanıtlar da çıkarmışlardır.

Köpeklerin Düşünceye Sahip Olduğunun Kanıtı

Yıllardır bilim insanları laboratuvarlarda köpekler üzerine çeşitli araştırma ve deneylerde bulunuyor. Bu zamana kadar yapılan çalışmalarda köpeklerin kendilerine ait düşünme ve karar verme yetilerine sahip olduğu görülmüştür. Eğer bir evcil hayvanınız varsa bunu sizler de test edebilirsiniz. Örneğin; köpeğinizin yanına giderek ona çok yakın zamanda çok uzaklara gideceğinizi söyleyin. Akabinde onun yanında bir valize eşyalarınızı toplamaya başlayın. Elinizde valiz ile kapıdan çıkın. Bu aşamada köpeğin düşünme yetisi devreye girecek ve peşinizden gitmesi konusunda onu uyaracaktır. Eğer gerçekten de gider, onu yanına almazsanız kalbi kırılıp size karşı olan sadakatinin azalmasına neden olabilirsiniz. Bu durumun bir şaka olduğunu ona göstermeli ve özür dilerek sevimli dostunuzla güzel bir gece geçirmenizi öneririz.

Köpeklerdeki IQ Seviyesi

Evcil hayvan olarak köpek edinmiş olan kişilerin en çok merak ettiği konulardan birisi de köpeklerin zekaya sahip olup olmadığıdır. Bu sorunun yanıtı kesinlikle EVET üzerinedir. Köpeklerin belirli bir zekaya sahip olduğunu, içgüdüleri ile hareket ettiklerini söyleyebiliriz. Köpeklerin neden havladıklarını hiç merak ettiniz mi? Havlama genellikle kendisini tehlikeli hissettiği durumlarda tepki olarak verilen bir eylemdir. İç güdü aracıyla alınan bu eylemin bir sınırı bulunmaktadır. Köpeğiniz sizi özlediğinde, size sinirlendiğinde, size sarılmak istediğinde, mutlu olduğunda, üzüldüğünde vermiş olduğu tepkiler tamamen zekası ile ilgilidir. Köpeklerin oldukça yüksek bir IQ oranına sahip olduğunu ve bizleri çok iyi anladıklarını söyleyebiliriz.

Köpekler üzerine yapılan araştırmalar hala devam ediyor. Yaşatmak İçin var olan veteriner hekimler bu işin en temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. Köpeklerde düşünme yetisi olsa da asla bir insan gibi düşünemeyeceklerini bilmeniz ve anlamanız gerekiyor. Binlerce yıldır insanlarla beraber yaşayan köpekler, insanlar gibi gelişmiş düşünme yetisine sahip olmuşlardır. Günümüzden bin yıl sonra ise nasıl bir düşünce yapısına sahip olurlar gerçekten merak konusudur.

Evcil hayvanlarınız ile ilgili herhangi bir sorun yaşamanız durumunda mutlaka veteriner hekiminizden destek ve bilgi almanız gerekmektedir.

Kedi / Köpeklerde Tüy Dökülmesi ve Bakımı

Kafanızdaki soru işaretlerini gidermek amacıyla ve kedi ya da köpeğinizin tüy dökme sorunun önüne geçebilmek için alabileceğiniz önlemleri sizler için bir yazıda toplamak istedik.

Tüy Dökülmesi Nelerdir? Ne Zaman Görülür?

Tüylü dostlarımızın fizyolojik ve patolojik olarak bir çok sebepten tüy değişimi görülebilir.Fizyolojik olarak büyüme döneminde yavru tüylerin değişimi, mevsim geçişlerinde değişen tüy yapısı ve genel olarak az da olsa dökülecek tüyler normal kabul edilebilir. Fizyolojik ve patolojik dökülmesini ayırt edebilmek çok önemlidir. Bu ayrım da en önemli faktör hasta yakının gözlemi ve veteriner hekimi ile olan iletişimidir.

Patolojik sebepler; Paraziter kaynaklı , hormonal bozukluklar , viral bakteriyel enfeksiyonlar , stres durumları , alerjik reaksiyonlar ,beslenme bozuklukları , psikolojik değişimler , sık ve yanlış ürünlerle yıkama vb.  gibi durumlarda görülebilir. Bu noktada  önemli olan erken fark edebilmek ve Veteriner hekiminize mutlaka iletişime geçmektir.

Tüy Dökülmesini Nasıl Engelleriz?

Kedi ve köpeklerdeki tüy dökülmesini hiçbir zaman tamamıyla engelleyemeyiz. Fakat büyük ölçüde tüy dökülmesinin önüne geçebiliriz. Öncelikle tüy bakımı , düzenli taramak önem taşır . Rahat tarama yapabilmek için  yavru döneminde başlamak ve alıştırmak önemlidir. Yetişkin çocuklarda alıştırmak için  farklı yöntemler denenebilir. Örneğin öncelikle başlangıçta koklatıp etrafında bulunmasını sağlayabilirsiniz . Direk bir tarama yapmak yerine küçük bölgeler halinde irritasyon yaşatmadan sabırla düzenli olarak tekrar edilebilir veya farklı tarzda ürünler deneyebilirsiniz. Özellikle eldiven şeklinde ki ürünlerde alışma süreci daha rahat atlatılabilir. Sık yıkama yapmaktan kaçınılmalıdır. Tüy bakımı konusunda profesyonel destek almalı veya evde yapılacak uygulamalar konusunda iyi kalite ürünler kullanmalısınız. Dış parazit uygulamaları düzenli yapılmalıdır. Veteriner hekiminiz kontrolünde hekiminizden ulaşacağınız doğru ilaçlarla etkili tedaviye ve korumaya ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Beslenme deri tüy sağlığı için en önemli etmenler arasındadır. Yavruluk döneminden itibaren yaşına ve kg uygun olan iyi kalite mamalarla beslemek önem taşır.  Fakat her iyi mama her çocuğa iyi gelecek gibi bir durum yok . Bireysel farklılıklar yaşanabilir ve doğru mamayı seçmeniz zaman alabilir. Bu konuda en sağlıklı ve sizin çocuğunuz için uygun olan  öneriyi veteriner hekiminiz muayenesinden sonra ulaşmanız mümkün olacaktır. Mama beslemesi dışında farklı beslenme şekilleri de  tercih ediyor olabilirsiniz. Bu gibi durumlarda da tam ihtiyacı karşılayabilmek vitamin mineral dengesini sağlayabilmek önemlidir. Veteriner hekiminiz kontrolünde devam etmek önereceği takviyelerle desteklemek önem taşır. Deri tüy sağlığı için uygun olan destek ürünlerde  dönem dönem  veya tedavi ve koruma süreciniz için kullanılabilir. Burda önemli olan doğru ve etkili olan ürünü seçebilmektir. Sonuç olarak, tüy dökülmesi her dönemde yaşayacağımız bir durumdur . Fizyolojik olarak yaşanan durumun aksine tüy dökülmesini fark ettiğinizde  veteriner hekime götürmeniz önemlidir. Böylece kapsamlı bir kontrol yaptırıp doğru tedaviyi almasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca  derisinin ve tüylerinin bakımı konusunda istediğiniz zaman veteriner hekiminizden tavsiye alabilirsiniz.  

Ync Derma Cure ile deri ve tüy sağlığı desteklenir. Derinin yağ dengesi ve nemini korur, kolajen ve elastin üretimini destekler. Tüy köklerine sağlıklı kan akışını sağlayarak dökülmeyi azaltır, tüy yapısını güçlendirir. 

Ync Green Cure kedi ve köpek şampuanının içerdiği lipozomal teknoloji ile aktif bileşenlerin yıkama sırasında hızla deri altına nüfuz ederek uzun süreli etki oluşturmasına imkan tanır. Postbiyotik içerik, probiyotiklerin yararlı metabolitlerinin  deri rejenerasyonu oluşturması ve deri mikrobiyomunu yapılandırmasını sağlar.

 

Köpeğinizi Mutlu Edecek Doğru Kucaklama Önerileri

Bir köpekle büyüyebilmek ve evinizde bir köpek olması özellikle çocukluk döneminde birçok yönden avantajlı bir durumdur.  Evinizde size bağlı bir hayat arkadaşınız olması ve hayvanlara dokunarak büyümek gelişimi destekler. Aynı zamanda psikolojik olarak da her zaman zinde olmanızı sağlar. Hem sizin hem de köpeğiniz için onu tutma ve kucaklama biçiminiz önemlidir.
Köpeğinizi doğru kucaklarsanız hem zarar görmesine engel olabilir hem de sizinle daha sağlıklı bir bağlanma yaşamasını sağlayabilirsiniz.
Gelin, köpeği doğru kucaklama önerilerini sıralayalım;

Köpeğinizin Bacaklarının Hassas Olduğunu Unutmayın

Köpeklerin hızlı ve çevik hareket etmesini sağlayan bölümleridir. Özellikle yavru köpekler için bacakları her şeyleridir. Ancak köpeklerin bacakları havada asılı olduklarında vücut ağırlıklarını taşıyacak güçte değildir.  Köpekleri ön kollarından tutarak bebek gibi kaldırmak çok yanlı bir davranıştır.  Buna ek olarak köpeğinizi koltuk altlarından tutarak kaldırmanız da yanlış olacaktır.
Köpeğinizi göğsünden ve kalçasından destekleyerek kaldırmalısınız. Ön kollarından kaldırırsanız dirsek, omuz, ön parmak, omurga bölgesine bir güç uygulanır. Buna bağlı olarak ön kol ve omurgayı destekleyen kaslar zorlanır. Bu durumda ligament yırtılması, omuz ve dirsek çıkması, kemik ve kıkırdakların zarar görmesi söz konusu olabilir.

Köpeğinizin Acısını Dile Getiremeyeceğini Bilin

Köpeğiniz her ne kadar sizinle bir bağ kursa da bir acı hissettiğinde bunu dile getiremeyebilir.  Bazı köpekler bir durum onu rahatsız ettiğinde size bunu belli etmez.  Ağrı eşiği çok yükselmeden birçok köpek bir tepkide bulunmaz.  Köpeğiniz sızlanmaya ve homurdanmaya başladığı zaman rahatsız olduğunu unutmayın.
Köpeğiniz kaçınma, mücadele etme, göz kaçırma, dudaklarını yalama, gözlerinin akını gösterme ya da esneme gibi davranışlar gerçekleştiriyorsa anksiyete belirtileri olduğunu söyleyebiliriz.  Köpeğinizi rahatsız eden bir durum varsa bu belirtiler ortaya çıkacaktır. Bu durumları sezdiğinizde derdini anlamaya çalışın.

Köpeği Sıkıştırmak ve Ensesinden Kaldırmak Yanlıştır

Köpek sahiplerinin yaptığı hatalardan en önemlisi köpeğin sıkıştırılması ya da ensesinden farklı yollarla kaldırılmaya çalışılmasıdır.  Anneleri küçüklüklerinde köpeklerinizi o şekilde taşısa da büyümeye başladıklarında bu taşıma şekli yanlıştır.  Bir süre sonra köpekleriniz ensesinden kaldırıldığında rahatsız olmaya başlayacaktır.
Köpeğinizin Sizi Sebepsiz Yere Isırdığını Düşünmeyin
Köpekler bazen insanları ısırabilmektedir. Hatta bazen köpek sahipleri sebepsiz yere köpeklerinin kendilerini ısırdıklarını dile getirmektedir.  Ancak köpeğinizin sizi hiçbir sebep yokken ısırdığı doğru bir düşünce değildir.  Köpekler her ne kadar sadık canlılar olarak bilinse de onları rahatsız eden bir durum olduğunda ve artık sabırları kalmadığında ısırma fonksiyonuna başvurabilirler.

Köpeğinizin Boyuna Göre Doğru Tutuşu Deneyin

Köpeğinizin boyuna göre farklı tutuş teknikleri kullanabilirsiniz. Köpeğiniz 12 kilo altında küçük yapılı bir canlıysa bir kolunuzu göğsünün altına, bacaklarının arasına yerleştirerek, bu kolunuzun eliyle arka tarafını kavrayarak göğsünüz ile kolunuz arasına sıkıştırarak taşıyabilirsiniz.
Orta boylu 18 kiloya kadar bir köpeğiniz varsa bir kolunuzu kaldıraç görevinde olacak şekilde arka bacaklarının arasından geçirdikten sonra diğer kolunuzu da ön bacaklarının arasından geçirin. Sonrasında göğsünüze sabitleyerek köpeğinizi taşıyabilirsiniz. Köpeğinizi bu durumda destekleyerek rahat durmasını sağlayabilirsiniz.

What can animal coronaviruses tell us about the human coronaviruses currently in the news?

The world is constantly encountering new diseases. As a very rough estimate, it can be said that a new disease emerges in humans every eight months (this figure is higher among animals).

In 2008, as part of the “Looking Ahead Program,” the UK Government investigated the potential threats posed by new and critical diseases that might emerge. 1,2 Among these diseases, which were categorized into 8 groups based on their perceived severity, 3 specifically pointed to the current SARS-CoV-2 (severe acute respiratory syndrome coronavirus-2) pandemic (these 3 categories were titled: new diseases, zoonotic infections, and acute respiratory diseases). 1 The successful control of globally spreading diseases depends on a number of factors. The most common natural control mechanism occurs when a sufficient number of individuals in the population acquire immunity against the infection (as in herd or population immunity).However, it should not be forgotten that herd immunity cannot be achieved if the pathogen mutates (as is often the case with influenza viruses) or if the host’s immune system is suppressed. It is possible to accelerate the development of herd immunity by vaccinating individuals. However, when a new disease emerges, developing these vaccines, conducting preliminary tests, and establishing the infrastructure to begin effective vaccine production cannot be accomplished quickly enough to curb the first wave of the outbreak. Therefore, we are currently facing the SARS-CoV-2 pandemic and must bring the disease under control by making informed decisions based on projections. For this reason, we need to understand the virus’s pathology, epidemiology, viral transmission models, and the survival characteristics of the virus once it leaves the host.

Coronaviruses

Coronaviruses They are single-stranded, positive-sense RNA viruses. They can infect a wide variety of species, including humans, farm animals, and pets. These viruses possess an extraordinary genetic flexibility (plasticity) that arises from point mutations and the accumulation of recombination events. This capacity for genetic variation is responsible for increased virulence, the ability to infect different tissues, and/or the emergence of new viral strains with a broad host range. Today, coronaviruses are classified into four genera: Alphacoronaviruses, Betacoronaviruses, Gammacoronaviruses, and Deltacoronaviruses (Box 1). While many alphacoronaviruses and betacoronaviruses originate from bats, gammacoronaviruses and deltacoronaviruses tend to originate from birds. Although it is estimated that coronaviruses first emerged around 8000 BCE, based on evidence suggesting they have coexisted with bat and bird species for a long time, it is believed that they share a common ancestor dating back 55 million years.3 Since then, new coronaviruses have emerged regularly, with a significant proportion of them having emerged in the past century. For example, it is known that the bovine coronavirus and the canine respiratory coronavirus diverged from a common ancestor in the 1950s,⁴ and that SARS-CoV originated from a bat coronavirus in 1986.

Canine respiratory coronaviruses (CRCoV) Like SARS-CoV-2, canine respiratory coronaviruses (CRCoV) are also a betacoronavirus, and the story of the pathogen’s discovery shares some parallels with the SARS-CoV-2 pandemic that has dominated the headlines. In the early 2000s, a series of acute, and sometimes hyperacute, respiratory illnesses resulting in the deaths of several dogs were observed at a dog shelter in London. A study was initiated to determine why this outbreak spread so rapidly and widely, and why dogs that had received the “kennel cough” vaccine also became ill. The study revealed that the current situation was caused by a new coronavirus (CRCoV) genetically distinct from the enteric canine coronavirus belonging to the alphacoronavirus genus. Rapid diagnostic tests for CRCoV were developed using PCR and ELISA techniques for the virus and the antibodies it induces, respectively. These tests helped us understand the epidemiology of the disease among both dogs living in the shelter and those brought in from outside. In the days that followed, these tests not only revealed the prevalence of the disease in other shelters but also provided insights into how the disease progresses and its clinical significance.7 It was found that CRCoV was present in both air samples and in water bowls and toys within the dog kennels. The isolation of the virus from such surfaces was unexpected. Therefore, cleaning procedures at the shelter were modified to include new biosecurity measures, thereby reducing the infectious load of the virus between shelters. 8 During CRCoV infection in dogs, mild inflammatory changes are pathologically observed in both the nasal mucosa and the trachea.9 Damage also developed in the superficial ciliated structures of the respiratory tract; this was confirmed by the observation that cells in CRCoV-infected tracheal organ cultures lost their ability to remove latex. 10 This type of damage observed in the cilia is a common finding in respiratory coronavirus infections that cause mild upper respiratory tract illness. However, such damage facilitates the penetration of secondary microbial infections into deeper parts of the airways and contributes to the development of pneumonia in more severe cases.

For example, studies have shown that when dogs infected with CRCoV are experimentally inoculated with Bordetella bronchiseptica or canine mycoplasma, clinical symptoms are significantly exacerbated. Indeed, in actual clinical cases, it was determined that CRCoV infections not complicated by another infection are mild and resolve very quickly; however, secondary infections lead to an exacerbation of clinical symptoms. This situation may also apply to the current SARS-CoV-2 pandemic.

Other coronaviruses in animals;

In addition to the contributions that research on CRCoV can make to our understanding of emerging coronaviruses such as SARS-CoV-2, studies on other animal coronaviruses can also provide valuable insights: • The avian infectious bronchitis virus was the first coronavirus to be identified,¹¹ and it exhibits significant genetic divergence from many other coronavirus strains currently in circulation. Like other coronaviruses, it spreads very rapidly via aerosols and, depending on the strain, can cause high mortality rates (over 60%) in unvaccinated flocks. Effective vaccines are available, and the knowledge gained from the vaccine development process could form the basis for ongoing vaccine efforts against SARS-CoV-2. • In recent years, it has become evident that the hemagglutinating encephalomyelitis virus and the epidemic swine diarrhea virus have been circulating insidiously within pig herds in Italy.12 Furthermore, evidence has been found suggesting that these two viruses have formed a recombination with another swine coronavirus (the infectious gastroenteritis virus). This information suggests that new viruses could emerge at any time within the pig population and that mandatory surveillance studies may be necessary.

Diagnosis of SARS-CoV-2 in humans;

Human coronaviruses 229E, NL63, OC43, and HKU1 are associated with mild cold symptoms. These four viruses circulate continuously within the human population and mostly remain undetected. Therefore, any diagnostic test developed for SARS-CoV-2 must accurately distinguish SARS-CoV-2 from these other coronaviruses. Developing strategies that could allow vulnerable people to move about freely will only be possible with the help of sensitive tests. The current delay in developing a specific antibody test for SARS-CoV-2 could pave the way for cross-reactivity with other human coronaviruses. On the other hand, it is also possible that these closely related viruses provide some degree of cross-protection, which could explain the observed differences in susceptibility to SARS-CoV-2 among individuals.

SARS-CoV-2 infection in animals;

SARS-CoV-2 was first isolated toward the end of 2019. However, information regarding the animal reservoirs of this virus has not yet become fully clear. Although several animal species have been mentioned at a speculative level, designating an animal as a reservoir for human infections and taking corresponding strategic steps is only possible with verifiable scientific evidence. 13 There is limited evidence suggesting that pangolins may serve as an intermediate host for this infection but not as a reservoir. The presence of some similarities between the pangolin betacoronavirus and SARS-CoV-2 is insufficient to conclude that these animals are the as-yet-undiscovered reservoir for SARS-CoV-2. However, the detection of 96% genetic homology between SARS-CoV-2 and the bat SARS-like coronavirus (BAT-CoV RATG13) provides compelling evidence that bats are the reservoir animals.14 Another piece of information, which may be considered even more significant, came from the Harbin Veterinary Research Institute in China. In this study, cats and ferrets were experimentally infected with SARS-CoV-2, and it was demonstrated that the virus spread from the inoculated cats to uninoculated cats. 15 However, in this study, the nasal inoculation was performed at a very high dose (10⁵ plaque-forming units), and it is unclear whether similar results would hold true under natural infection conditions. In both the cats and ferrets used in the study, viral replication occurred only in the upper respiratory tract and was not detected in the lower respiratory tract or other organ systems. In dogs experimentally inoculated intranasally, it was shown that the virus could only establish a weak infection; no evidence was found to suggest that pigs, chickens, or ducks are susceptible. Recent reports indicating that SARS-CoV-2 infection was detected in 1 tiger and 5 lions living at the Bronx Zoo in the U.S. are quite interesting. These reports should prompt us to consider the Harbin study—which demonstrates that cats can become infected with SARS-CoV-2 and transmit it to other cats—not only in terms of transmission among cats but also regarding the possibility of cats transmitting the virus to humans. Therefore, new experimental and field-based epidemiological studies to investigate this possibility must be urgently supported.

Result;

Coronaviruses They circulate in many species, including humans. They spread very quickly (especially via aerosols) and can lead to severe illness. Because they are RNA viruses, they can mutate rapidly and may even recombine with other coronaviruses, leading to the emergence of new strains. Additionally, as observed in swine coronaviruses—and to some extent in the SARS-CoV-2 pandemic—they can spread silently among populations. Given the long-term experience they have gained through their work with animal coronaviruses, veterinarians are uniquely positioned to help guide future research not only toward a better understanding of the origin and spread of SARS-CoV-2 but also toward the development of effective vaccines and antiviral drugs.

Joe Brownlie, Emeritus Prof., Royal Veterinary College, Hatfield, UK 

This is the original translation by our esteemed retired Professor Dr.Sırrı Avki of the scientific article published in the UK on April 16, 2020.